Fenerbahçe'de flaş gerçek ortaya çıktı...

Fenerbahçe'de flaş gerçek ortaya çıktı...

Fenerbahçe'de büyük pişmanlık... Sarı lacivertlilerin başkanlık seçiminde Aziz Yıldırım, Ali Koç'a kaybetmiş ve 20 yıllık başkanlık serüvenini Koç'a devretmişti. Koç başkanlığındaki kulüp 2 yıl boyunca futbol anlamında istenilen başarıyı sergileyememişti. Peki, Aziz Yıldırım başkan seçilseydi, futbol komitesinin başında kim yer alacaktı? Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Tahir Kum, 2 Nisan tarihli yazısında Aziz Yıldırım'ın 6 ay boyunca sır gibi sakladığı o profesörü yazdı... İşte yaşanan gelişmeler;

Belçika'nın yıldızlar yetiştirmesinde ve Dünya Kupası'nda 3. olmasında büyük katkısı olan usta ismin Fenerbahçe'nin kapısından döndüğü ortaya çıktı.

Malum maç yok, futbolda da yaprak kıpırdamıyor. Haliyle spor ekranlarından hangisini açsan nostalji kuşağı. Geçmişe yolculuk var, her yerde. Hazır bu fırsat, ben de sizi biraz geçmişe götüreyim istedim. 

2017'nin sonlarıydı... Anderlecht Kulübü scoutlarından Bekir Tetik'in davetlisi olarak Brüksel'e gitmiştim. Şampiyonlar Ligi grup maçları vardı evlerinde, PSG ile. Ben de müsabakayı kulübün locasında, yöneticiler ve bazı futbolcularıyla birlikte izleme fırsatı bulmuştum. 

'0'A RAĞMEN ALKIŞ
Şahsen, 'önemli bir deneyim' kazandığım bir maç olmuştu. Başlıca sebebi gruptaki ilk üç maçında sıfır çekmiş, golü dahi olmayan ve o gün de sahasında PSG karşısında 4-0'la bozguna uğrayan Anderlecht takımının, maçtan sonra hemen hemen tüm tribünler tarafından ayakta alkışlanmasıydı.

EMEĞi ALKIŞLIYORUZ
Şaşırmış ve pek de anlam verememiştim bu duruma. Merak da etmiştim, Bekir'e dönerek, "Şu locanın önündeki kır saçlı amcaya sorar mısın, bu alkışın özel bir nedeni var mı?" demiştim. Aldığımız cevap ilginçti: "Gençler! Onlar sayesinde bugün burada bu yıldızları seyrediyoruz. Neymar'ı, Cavani'yi, Mbappe'yi. Bizim için öncelikli olan onların verdiği emek. Onların emeği ile bu takımlar, bu yıldızlar buralara geliyor, biz de o emeğe alkışlıyoruz."

Şaşırmıştım açıkçası... Hele hele bizim buraları hayâl ettikten sonra, şaşırmamak mümkün mü? Gerçekten farklı bir kültürleri varmış. Hem de çok. 

BELÇiKA'YI BELÇiKA YAPAN ADAM
Her neyse... Maç bitti, bir yerde kahve içiyoruz, Belçika futbolunun bu son yıllardaki müthiş kalkınmasını filan konuşurken Bekir Tetik bir isimden bahsediyor. Hatta Ipad'inden bu kişiyle ilgili bazı bilgi ve verileri göstererek, "Belçika futbolunda ne olduysa bu adamla oldu" diyor. 

Anlattığı kişi o dönem Belçika Milli Takımlar Sportif Direktörlüğü görevini yürüten Chris Van Puyvelde. Lakabı 'Profesör'müş! Merak ediyorum, "Tanışmak isterim, buralarda mı?" diye soruyorum, hemen oğlunu arıyor. 

O da babasının UEFA eğitim semineri için Belfast'ta olduğunu ve yarın gece döneceğini söylüyor. Bunun üzerine Chris Van Puyvelde'ye mesaj atarak görüşme talebimizi iletiyoruz. Otele döndüğümüzde mesaja cevap geliyor: "Yarın gece 00.30'da sizi havaalanındaki Sherton Oteli lobisinde bekliyor olacağım." Sebebi de ertesi gün yine eğitim için başka bir ülkeye gidecek olmasıymış.

NE ARABASI VAR NE HAVASI!
Ve bir gece sonra Puyvelde ile buluşuyoruz. Dört saatlik uçak yolculuğu, gecenin olmuş 01.00'. Kıyafetler dağılmış, kırış kırış, yorgunluktan bitkin düşmüş, uykusuzluktan gözleri kan çanağı, bize ayırdığı vakit, tam iki saat. Enteresan doğrusu! Bu adam o dönemde Belçika futbolunun 1 numaralı ismi. Dahası... Bizi şaşırtan bir başka olay da restoranda siparişlerimizi almak için gelen garsonun, "Hocam bu bavullarla burada oturmanız yasak" demesinin ardından Puyvelde'nin özür dileyerek ve başkasına fırsat vermeden eşyalarını sırtlayıp vestiyere teslim etmesi oluyor. Hem anlattıkları hem de gördüklerim beni bir hayli etkiliyor. 

TAKSiYE BiNDi, GiTTi
Neyse... Çok değerli ve hoş bir sohbetin ardından vedalaşarak ayrılıyoruz. Bakıyorum, karşılayanı filan da yok 'Profesör' lakaplı Puyvelde'nin. Çeviriyor bir taksiyi, binip gidiyor. Ben de arkasından, "Ah be hocam, bizim U16'nın hocaları kadar da mı olamadın!" diye mırıldanıyorum. Bir gece önce statta yaşadıklarım. Bir gece sonra Puyvelde ile olan birliktelikte duyduklarım ve gördüklerim, beni hayretlere düşürüyor. 

EVi BiLE TUTULDU AMA...
Arabayla otele dönüyoruz, ben şu son 24 saatte üst üste yaşadığım şaşkınlıkları anlatıyorum. Bekir, "Dur Tahir. Madem öyle, sana bir şey daha söyleyeyim, iyice şoke ol" diyor ve ekliyor: "Ama gazetecilik filan yapmayacaksın, söylediklerimi belli bir süre unutacaksın. Söz mü?" "Tamam, söz" diyoruz. "Bu konuştuğun adam var ya Puyvelde, seni şaşırtan adam, seneye büyük bir ihtimal Fenerbahçe'de olacak" diyor. "Hadi canım, dalga geçme" demeye kalmadan, "Yalan yok. Ama adam şu anda milli takımda görevli ve Dünya Kupası var, duyulursa çok sıkıntı olur. Çünkü aile olarak Türkleri çok seviyorlar ve hatta oğlu da uzun yıllardır burada bir Türk şirketinde çalışıyor, tercihte önemli bir gerekçe bu" notunu düşüyor.

GiZLiCE GELDi, ALTYAPI HOCALARIYLA TANIŞTI
Ve aradan yaklaşık 2-3 ay geçtikten sonra Fenerbahçe yönetimi, ön anlaşma yaptığı Chris Van Puyvelde'yi gizlice İstanbul'a getiriyor. Başakşehir maçının olduğu bir hafta, yanlış hatırlamıyorsam. Tek tek yöneticilerle ve altyapı hocalarıyla tanışıyor Belçikalı ve kısa bir brifing aldıktan sonra ülkesine dönüyor.

Bu süreçte başta Hasan Çetinkaya olmak üzere sürekli Puyvelde ile temasa geçen Fenerbahçeliler, Belçika'ya da giderek toplantılar yapıyor. Ve en son iyi hatırlıyorum, takımın Akhisar'la kupa maçına çıkacağı günün sabahı yine Fenerbahçe yönetimi Chris Van Puyvelde ve ailesini ev bakmak için gizlice İstanbul'a getiriyor. Gösterilen 3-4 evin içinden Beykoz'da olanı beğenilip aynı gün tutuluyor.

ALi KOÇ SEÇiLiNCE iŞLER DEĞiŞTi
5-6 aylık süreçte anlaşmaların imzalanması, plan-projelerin çalışılması, hazır hale getirilip beklemeye geçiliyor. Yeni sezondan itibaren futbolun tek patronu 'Profesör' olacak. Beklenen tek şey, F.Bahçe kongresi. Ama aziz yıldırım yönetimi adına beklenmedik bir sonuç olunca Puyvelde işi sakata giriyor. yıldırım yönetimi ali Koç ve ekibine Puyvelde anlaşması ile projeleri bir dosya halinde bırakıp "İsterseniz bu projeyi devam ettirebilirsiniz" teklifini götürüyor fakat ilgi görmüyor. Koç yönetimi Comolli tercihini yapıyor. Aynı süreçte Puyvelde'nin mimarı olduğu Belçika da Dünya Kupası'nda adeta tarih yazıyor... Sonradan kediye ciğer teslim edildiği anlaşıldı ama iş işten geçmişti!

HAZARD, LUKAKU VE WITSEL'iN EĞiTMENi
5 Aralık 1959'da dünyaya gelen Chris Van Puyvelde, sakatlık nedeniyle futbol bırakmak zorunda kalınca antrenör olmaya karar verdi. 25 yaşında yüksek lisans alan Van Puyvelde, Club Brugge, Olympiakos, Gent ve Heerenveen'i çalıştırdı.

Özellikle gençlerin keşfi ve eğitiminde uzmanlaştı. Hazard, lukaku, kompany ve Witsel gibi yıldızların eğitmenliğini üstlendi. · 2015'te Belçika Milli Takımı Sportif Direktörlüğü'ne getirilen ve 2018 Dünya Kupası sonrası ayrılan Van Puyvelde, Fenerbahçe'ye transferi gerçekleşmeyince Çin'in sportif direktörü oldu.

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık